Canavara İnanan El Kaldırsın | Ereğli Haberleri - Haberiniz Olsun

Canavara İnanan El Kaldırsın | Ereğli Haberleri - Haberiniz Olsun

29 Mayıs 2017 Pazartesi
Canavara İnanan El Kaldırsın

Gezmeyi, yeni yerler görüp yeni insanlar tanımayı ne kadar çok sevdiğimi söylemiştim. Her zaman bir yere gitmek için bir planım olursa mutluyumdur. Olduğum yerden kaçış değil bu bir nevi başka yerlere kavuşma hevesi.

Bu hafta Van, Ağrı ve Erzurum topraklarında bol bol gezdim. Bir sürü güzel insan tanıdım bir sürü anı biriktirdim.

Van deyince benim aklımda ilk canlanan şey Van Gölü Canavarı :) Küçükken çok korkutuyorlardı, korkumun üstüne gittim. Ben gerçekten bu canavarın varlığına inananlardanım çünkü :)

İstanbul – Van uçuşu yaklaşık 3 saat. Ülke içindeki en uzun uçuşum sanırım. Bu uçuşum boyunca yanımdaki insanlarla gayet hevesli sohbetlerim sonucunda havalimanına indiğimde de Van Gölü Canavarına inanarak indim. Birçok insan (1000 civarı) bu yaratığı gördüğünü söylemiş. Bunun üzerine göle bilim insanları gelip araştırmış ama farklı bir canlı türü bulamamışlar.

Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi’nden bir araştırmacı göle gidip canavarı kameraya almış ve hatta bu canavar üzerine bir de kitap yazmıştır. Başka bir açıdan da bölgeye turist çekmek için uydurulmuş bir hikâye. Turist çekmeyi de başarmış. ( bakınız şekil a :))

Van Gölü inanılmaz büyük bir göl. 4 tane adası var. Marmara Denizinin üçte biri büyüklüğünde. Dünyanın en büyük soda gölü. Dört tarafı dağlarla çevrili. Deniz suyundan 6 kat daha tuzlu. Hem bu kadar tuzlu hem de bu kadar sodalı olunca göl ekosistemi biraz farklı. Göl de sadece bir çeşit balık yaşıyor; inci kefal. Ve göle belirli dönemlerde flamingolar geliyormuş.

3765 km2 lik bir gölde tek çeşit balık yaşayınca, bu balıkların yumurtlama dönemleri de törenleştirilmiş. İnci kefali şenlikleri yapılıyor. Balıklar yumurtalarını tatlı suya bırakmak için gölden nehre, suyun akış yönüne ters olarak geçiş yapıyorlar. Tabi birçoğu bu uğurda hayatını kaybediyor. Ortaya çok güzel görüntüler çıkıyormuş ben videolarını izledim, kış mevsiminde Doğuya gitmenin dezavantajı işte :(

Akdamar Adası; gölün en güzel adası. Üzerinde bir de kilise var. Teknelerle geçebiliyoruz. (Teknede ki amcalar da canavarı görmüş bu arada J) Hikâyesi de çok güzel. Ada da yaşayan Tamara adında çok güzel bir kız yaşıyormuş. Bir de balıkçı varmış. Âşık olmuşlar. Balıkçı her gün Tamara’nın ışık tutmasıyla adaya yüzerek geçip Tamara’yı görüyormuş. Kötü baba bunu fark etmiş. Bir gece ışığı bir o yana bir bu yana tutarak balıkçıyı suyun içinde iyice yormuş. Yorgun düşen balıkçı AH TAMARA AH TAMARAAA diyerek ölmüş. O günden bugüne AH TAMARA olmuş AKDAMAR.

Van’ın en meşhuru bir de güzel kedisi var tabi ki. Şehir içinde Van Kedi Evini ziyaret ederek bu minnoşları görebilirsiniz. Ben de umarım bir gün bu minnoşların birini besleyebilirim.

Van kahvaltısına gelince; İstanbul ‘da ki Van Kahvaltı Evlerinde çok daha güzellerini yapıyorlar. Benim için hayal kırıklığıydı hiç tavsiye etmiyorum.

Sözün özü; canavara inananlar el kaldırsın :)

Okunma : 5974