Cerablus Operasyonu ve Başika Sorunu | Ereğli Haberleri - Haberiniz Olsun

Cerablus Operasyonu ve Başika Sorunu | Ereğli Haberleri - Haberiniz Olsun

25 Eylül 2017 Pazartesi
Cerablus Operasyonu ve Başika Sorunu

Dile kolay öyle bir ülke düşünün ki bundan 2,5 ay öncesi bence ülke tarihinin en kanlı kalkışmasını bastırmış, neredeyse TSK komuta kademesi sil baştan değişmiş ve buna rağmen 2012 yılından bu yana süre gelen terör örgütleriyle adı konmamış fiil bir savaşını zafiyete uğratmandan devam ettirebilmiştir. Sanırım bu dünya ülkeleri içinde çok azının başarabileceği bir durumdur.

Öyle ki askeri kaynaklardan edinilen bilgilere göre yurt içi ve dışı irili ufaklı 100 operasyon hala devam ediyor ve bunların 8 tanesi büyük ölçekli operasyon düzeyinde. Yurtdışı operasyonların başında Cerablus harekâtı, Başika’da askeri eğitim kampı ve Somali’de 2018 yılında faaliyete geçmesi düşünülen askeri gözlem üstünü sayabiliriz. Türkiye’nin bu ölçekteki hamleleri öyle bazı iç kamuoyunda kendi ülkesini 3. Sınıf dünya ülkesi düzeyinde olduğunu düşünenlerin tezlerini çürüten bir gerçeklik olarak karşımızda duruyor. Ve bu durum ‘’söz dinleyen ülke’’ durumundan uluslararası düzeyde operasyon yapan ülke pozisyonuna gelmesi gerek batı dünyası( haçlı ittifakı) gerekse bölgesel ülkeler(İran ve meshepçi Irak-Suriye) için önemli tehdit olarak ele alınıyor. Tehdit olarak ele alınıyor. Çünkü anti Osmanlıcılığın vermiş olduğu korku ile Müslüman Türk varlığının yüzyıllar boyu bölgedeki hâkimiyetinin tekrar oluşması bahsedilen odaklar tarafından istenilmiyor. Bu bağlamda Türkiye’nin defalarca  uyardığı müttefik!!!

Amerika ile yapılan görüşmelerde hali hazırda Kuzey Irak’ta otonomik bölge oluşturan Kürt güçlerinin Fırat’ın batısına geçmesine göz yumması ve üstüne üstelik Suriye’de PKK’nın Suriye kolu PYD’yi açık bir şekilde müttefik ilan etmesi Türk güçlerinin Suriye’ye girmesini elzem kılmıştır. Türkiye’nin bu operasyonla birlikte ‘’kendi göbeğini kendi keser’’hale gelmesi yaklaşık 35 yıldır PKK terörünün anavatanı olan Kuzey Irak’taki Türk askeri varlığının istenmemesine yol açmıştır. Bu sadece Suriye’de RUSYA’nın da siyasi desteği ile operasyon yapan Türkiye’ye ayar verme çabasıdır.

Bu konu hakkında The Independent yazarı Kim Sengup’un "Türkiye Suriye'de kendi amaçlarının peşinde olacak" adlı son makalesindeki değerlendirmeleri de bu konu hakkında bize yol gösterecek cinsten. Kim Sengup: Irak’taki koalisyon güçlerinin Amerikan Sözcüsü Albay John Dorian'ın "Irak topraklarındaki Türk askeri güçleri koalisyon güçlerinin bir parçası değil. Irak hükümetinin daveti ve izniyle orada değiller ve bu yüzden yasadışılar" şeklindeki açıklamasını hatırlatıyor. Yazı şöyle devan ediyor;

"Putin'in bu konuda Erdoğan'a yardımcı olabilmesi pek mümkün değil. Türk lider Musul IŞİD'den kurtulunca, sadece Sünnilerin yaşamasına izin verilmesi gerektiğini söyledi. Bu talep, Irak'ın Şiilerin hâkimiyetindeki hükümeti tarafından reddedildi ve Rusya, bazıları İran tarafından yönetilen Şii grupların ortadan kaybolmasını istemeyecek. Beşar Esad ve Kremlin'in değerli müttefiki olan Tahran bu çalkantılı ve şiddet dolu bölgedeki güç mücadelesinde hala bir oyuncu."

The Independent yazarı Sengup’unda belirttiği üzere Suriye’de Amerika karşısında Türkiye tarafında pozisyon alan Rusya bu kez Irak’ta aynı desteği Türkiye’ye vermeyecek gibi gözüküyor. Burada yapılması gereken yerel Kürt, Türkmen milis güçlere örtülü destek vermektir. Türkiye’nin bölgedeki varlığını sürdürmesi kısa, orta ve uzun vade de ülke menfaatlerinin bir gereğidir.

Düzenleme : 10 Ekim 2016 16:30 Okunma : 4413