Dizi Film: Hacıya Soralım | Ereğli Haberleri - Haberiniz Olsun

Dizi Film: Hacıya Soralım | Ereğli Haberleri - Haberiniz Olsun

18 Ocak 2017 Çarşamba
Dizi Film: Hacıya Soralım

Toplumsal ahlakımız giderek bozuluyor. Bunda en büyük pay dizi filmlerde.

Dizi filmleri öyle yapıyorlar ki, başına bir dakika baksanız kalkamıyorsunuz. Rahmetli Cemil Meriç'in TV afyondur, dediği gibi beynimizi öyle uyuşturuyor ki.

Sonrada oradaki haller, konuşmalar hayatımıza ister istemez yansıyor.

Âcizane bendeniz genelde TV yerine radyoyu tercih ediyorum. Beynim uyuşuyor yoksa sabah namazına rahat kalkabilmek için erken yatıyorum çünkü.

Bendenizin bu yazıyı okuyacak TV yapımcılarına âcizane bir teklifim var.

ÖNERİM

Aşağıda anlatacağım şekilde bir dizi film yapılamaz mı?

Dizi filmimizin adı "Hacıya Soralım", film bir işyeri ve evde geçiyor. Karı kocanın okula giden kız ve oğlan iki çocuğu var. Kadın ve adam kültürlüdür ama dinden uzak yaşayan iki mühendistir.

Eskiden, Çocuklar Duymasın diye bir dizi vardı, aynen onun gibi...

Apartmanlarında birde, aksakallı hacı amca ve kapalı tonton teyze komşuları vardır. Kadının ölmüş annesi, ölmeden evvel tek kızını çok sevdiği komşusu hacı teyzeye emanet etmiştir.

Dizi filmde her bölümde karı koca bazen iş, bazen ailevi, bazen çocuklarla ilgili bir sorun yaşarlar. Sorunlarını her zaman komşu amca veya teyzeye dökerler.

Emekli müftü hacı amca her bölümde Efendimizin SAV hayatından bir kesit anlatarak örnek almalarını sağlar.

Efkan Hocamdan Esinlendim

Allah'ın bana hidayetimle birlikte verdiği Salih dostlardan birincisi, komşumuz ilahiyatçı öğretmen Efkan Vural hocamdı. Sık sık bize iner, çay sohbeti yapardık, Allah razı olsun.

Birçok konuda beni aydınlatırdı. Şimdi taşındılar ama yine de arada ziyaretimize gelir sağolsun. Evet, bu dizi film düşüncesinin esas kaynağı hocamın verdiği örneklerdi.

Örneğin, sanırım 2004'te bir gün babacım işten getirdiğinde çok acıkmıştım. Annem yemek yapmamış, dünden kalan pırasayı ısıttı. Ben anneme sitem ettim:

Eh anne, komşuya gezmeye gideceğine bari bir kap yemek yapsaydın, dedim. Annem komşu teyze hastaymış, çağırdılar hep beraber geçmiş olsuna gittik, dedi.

Ben yinede söylendim ve sofraya küstüm, yemeyeceğim, dedim. Annem Efkan hocamın eşi Hatice hocama anlatmış durumu. Efkan hocamgil akşam bize çaya indiler.

Celal sofraya küsülmez, dedi. Peygamber Efendimiz SAV bir gün aç halde eve geliyor. Ya Aişe yiyecek ne var, diyor. Hiçbir şey yok cevabını alınca zaten ben de oruç tutmak niyetindeydim, diyor.

Düşündüm, Hocam haklısınız özür dilerim, dersimi aldım, bir daha asla böyle sitem yapmayacağım, dedim.

Efkan hocam, Celal tamam hatanı anladın, sorun kalmadı, dedi ve sonra eşi Hatice hanımın yapıp getirdiği poğaça ve keki çayla yememi söyledi ve olay tatlıya bağlandı.

Diziden Bir Sahne

Kadın adama sitem eder; bana bir gün olsun çiçek getirmedin. Doğum günümü de unuttun zaten. Yoruldum artık, sen beni sevmiyorsun artık, der ve küser.

Adam, komşu hacı amcaya gider, fikir danışır. Hacı amca, bir türlü seni seviyorum cümlesini kuramıyorum, ama onu çok seviyorum, ne yapmalıyım, der. 

Amcamız ona, Kadınlar sevildiğini sık sık duymak ister, der.

Ona -ne bileyim- mektup yaz, sevgi mesajları çek, elbiselerinin ceplerine seni seviyorum bitanem diye notlar yaz, işten gelirken arada üç tane çikolata getir. Ona ve çocuklara...

Hacı Amcamız sonra, Efendimizden SAV örnek al evlat, diye adama şunu anlatır:

Hz. Aişe, Peygamberimizle (asm) yeni evlenmişti. Eşinin kendisini sevip sevmediğini merak etmekteydi ya da kendisini ne kadar ve nasıl sevdiğini...

Hz. Aişe bu düşüncesini Peygamber Efendimizle (asm) konuşmadan edemedi. "Ey ALLAH'ın Resulü (asm), beni seviyor musun?"

"Evet, Ya Aişe, tabi seviyorum!"

... Hz. Aişe dahasını da merak ediyordu, acaba nasıl seviyordu? Hemen sordu:

"Beni nasıl seviyorsun?"

Peygamberimiz (asm) sevgi şeklini tanımladı eşine:

"Kördüğüm gibi."

Bu cevap Hz. Aişe'yi çok sevindirdi, çünkü kördüğüm açılamazdı.

Açılmayan, bitmeyen sırlı bir sevgi demekti.

Alacağı cevap onu çok mutlu ettiği için, Hz. Aişe sık sık sorardı:

"Ey ALLAH'ın Resulü, kördüğüm ne âlemde?"

Peygamberimiz (asm), Hz. Aişe'yi memnun eden cevabı verirdi her defasında:

"İlk günkü gibi..."

Efendimizin SAV o kadar çok ibretli hadisi var ki... Belki 1000 bölüm dizi olur.

Allah tüm gençlerimize böyle güzel aşk nasip etsin.

Neden böyle bir dizi film olmasın?

Okunma : 1278