Evlatlara Bir Ders | Ereğli Haberleri - Haberiniz Olsun

Evlatlara Bir Ders | Ereğli Haberleri - Haberiniz Olsun

24 Kasım 2017 Cuma
Evlatlara Bir Ders

 Güzel bir hafta geçirmeniz dileğiyle…

 Sevgili Ereğli’li hemşehrilerim, bu hafta ismi başlıkta geçen hikayeyi paylaşacağız.

 Geçen hafta canım babacım İsa Çelik Ankara’daki evimizde bir rahatsızlık geçirdi. (30 Haziran 2017 Cuma)

Babam Ayrancı’ya bağlı Kavuklar köyündendir.

 Hasta bir iken iki oldu anneme ve kardeşime… Allah babama acil şifa versin, benim ömrümden alıp babama eklesin inşallah.

 Hem yetim hem öksüz büyüyen, bir ömür engelli evlada hizmet eden Ayrancı Hüyükburunlu canım anneciğim Nuriye Çelik, şimdi de eşine hastalıklarına rağmen büyük bir özveriyle hizmet etti/ediyor. Allah cennette yüksek makamlar verecektir inşallah.

 Babasına yakın olup yükünü hafifletmek, yani engelli abisine hizmet etmek için Ankara’ya tayin olan Faik’im, abisini yüzlerce kez banyo yaptırıp traş etti. Allah yüzbin kere razı olsun.

 İnşallah kardeşim yaşlanınca da ona evlatları, babası ve abisine baktığı gibi bakarlar.

 Onu çok seviyorum. Şimdi babaya hizmetle ilgili hoş bir hikaye paylaşmak istiyoruz:

 DERS VE UMUT

 Yaşlı bir baba...

Kuzu etinden imal edilmiş yaprak döneri çok severmiş...

 Bir gün canı yaprak döneri  çekmiş. Babasının isteğini fark eden oğlu, almış babasını ve güzel bir lokantaya götürmüş... Baba, yemeği önce kendisi yemek istemiş... Ancak yaşlılığın verdiği zayıflık sonucu elleri titrediği için lokmayı ağzına götürmek istediği her seferinde üzerine dökmüş, yağı sakalına damlamış...

 Lokantadaki insanların bakışları da  onların üzerindeymiş... Aşağılayıcı bakışlar, alaycı tavırlar, surat ekşitmelerle arada bir yaşlı babaya bakıyorlarmış. Bir süre sonra oğlu sabır ve itina ile lokmaları babasının ağzına koymaya başlamış...

 Nihayet yemek bitmiş ve oğlu babasını alıp lavaboya götürmüş, elini-yüzünü iyice yıkamış, üstünü-başını silip temizlemiş, saçını-sakalını düzeltip taramış, gözlüklerini silip gözüne takmış, ardından da koluna girip dışarı çıkarmış...

 Lokantada bulunanların hakaretamiz bakışları hâlâ onların üzerinde... Hiçbir bakışı umursamayan çocuğun ise yüzünde hep tebessüm varmış, babası çok sevdiği yemekten yiyip lezzet aldığı için...

 Yemek parasını ödeyip çıkarlarken, arkalardan yaşlı bir amca seslenmiş:

 – Hey evlat, burada bir şey unutmadın mı?

Az düşündükten sonra çocuk cevap vermiş:

– Hayır, masada bir şey bıraktığımı sanmıyorum!

Yaşlı amca:

– Hayır evlat, yanılıyorsun. Sen burada çok değerli bir şey bırakıp gidiyorsun!

Şaşkınlık içinde:

– Ne bırakmışım ki amca?!

 – Sen burada, HER EVLAT İÇİN BİR DERS VE HER BABA İÇİN BİR UMUT bırakıp da gidiyorsun!...

 Tam bir sessizlik hâkim olmuştu salona... Herkes yaptığından, düşündüğünden utanç duyuyordu...

 Unutmuşlardı bir an, her sıkıntıda babalarına sığındıklarını:

 – Baba! Şunu istiyorum.

– Baba! Bana şunu al.

– Baba! Şu okulda, şu üniversitede okumak istiyorum, şu kadar harç gerekiyor.

– Baba! Okul masrafları için şu kadar para lazım.

– Baba! Falan şehre gezmeye gitmek istiyorum, para ver.

– Baba! Doğum günümde bana ne aldın?

– Baba!...

– Baba!...

 Ama bir defa olsun dememişlerdi sanki:

– Yanımdasın ya baba, benim için her şeye değer ve yeter!...

– Babam! Senin yanında olmak benim için bir dünyadır...

 Hep sahip olmak istediklerimizden söylenip durduk, yokluklarımızdan sitem edip şikâyetçi olduk... Ama belki de hiç sormadık ona:

 – Baba! Senin benden bir isteğin var mı?

 Çoğumuza sormuşlardır kesin çocukluğumuzda, "Anneni mi çok seviyorsun, babanı mı?" diye. İlk başta "Her ikisini." desek de az ısrar sonucu utanarak, sıkılarak kısık sesle, "Annemi." diyorduk; buna rağmen baba içindeki acıyı bize hissettirmeden tebessüm ediyordu. Kim bilir, belki de herkesin yanında utanıyordu...

 Ama bir gün gelir de kayıp giderse elinden, aile fertlerinin güzel yaşaması için ne tür zahmetlere katlandığını işte o zaman anlarsın...

 Rabbimiz kıymetini bilenlerden, hayır dualarını alanlardan etsin. Amin.

 ANA BABAYA İYİLİK EDEN CENNETE GİRER

 İyilik etmek. Ana-babaya iyilik ve ihsan, evlada farzdır.

 Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:

 (Ana-babasına iyilik eden evlat, Peygamberlerle beraber Cennete girer.) [İ. Rafii]

  (Ana-babasına iyilik edenin ömrü uzun, rızkı bereketli olur.) [İ. Ahmed]

  (Ana-babanıza ihsan ederseniz, çocuklarınız da size ihsan eder.)[Taberani]

Okunma : 1679