Kerbela’nın Feryadı | Ereğli Haberleri - Haberiniz Olsun

Kerbela’nın Feryadı | Ereğli Haberleri - Haberiniz Olsun

16 Aralık 2017 Cumartesi
Kerbela’nın Feryadı

Senin aşkın ya Hüseyin

Kalbimizin iftiharıdır

Sureti Peygambersin

Kanın, aşkın pınarıdır.

Gözyaşıyla yıkanmışız

Kızıl renge boyanmışız

Biz anadan doğar iken

Senin aşkınla yanmışız.

 

Dünyanın pek de bilinmeyen ücra bir köşesinde. Bir çöl, kavurucu güneş, susuz dudaklar…

Binlerce savaşçı, 72 kahraman…

İnsanın içini eriten güneşin altında, kızgın çöl kumlarının üstünde. Şehadete susamış yiğitler, gözü dönmüş bir kavim…

Ve Kerbela…

Kanlar dökülüyordu çöl kumlarına, kanın sıcaklığı karışıyordu çölün sıcaklığına… Bir yanda kahkahalar, bir yanda ağıtlar… Bir yanda zafer çığlıkları, bir yanda feryatlar…

Sureti peygamber çıkıyordu, arkasına bile bakmadan, korkmadan, dimdik başıyla mağrurlanarak meydana. Şüphesiz ölüme gidiyordu, ceddi peygambere benzeyen yüzüyle, gözlerinde şehadetin ışıltısıyla… Ve kanına boyanıyordu, kanı kefeni oluyordu Sureti Peygamberin…

Geldi çattı hüzün ayı. Akmaya hazırlanıyor gözyaşları. Sevgilinin fedakârlıkları cezbediyor ruhları. İlahi aşk bu olsa gerek. Rahmana hakkıyla duyulan aşkın resmidir bu. İlahi aşk panosunda çizilen en güzel aşk resmi.

Yıllardır var olan ve bitmek tükenmek bilmeyen ve tükenmeyecek olan bu seda, insana o kadar maneviyat ve ruhaniyet kazandırıyor ki, gözlerimizden yaşların boşalacağını ve sinemize vuracağımızı, azıcık olsun acı çekeceğimizi bildiğimiz halde bu hüzün ayının yaklaşmasını iple çekiyoruz.

Taşların, toprakların, yağmurun, denizlerin, gökyüzünün, yeryüzünün, ağaçların hatta karıncanın bile ağladığı bu elem verici ve ruhumuzu derinlemesine hüzne boğan bu olay karşısında, nasıl olurda insanlık hala umursamazlık içerisinde olur ve nasıl olur da şatafatlı yaşamı tercih edebilir ve nasıl olur da hala Hüseyin’den uzak oluruz? Nasıl?

Unutulmayan ve unutulmayacak olan bu ders verici duruş karşısında, tercihleri bu aşk destanını farklı boyutlara taşımak olan ve asıl amaçları mevki ve makam sevdası olanlar bilmelidirler ki, Hüseyin ve onun bu davası solmayacak ve her geçen gün daha da güç kazanacaktır. Çünkü batıl yok olmaya mahkûmdur. Hak varken, insanlar batılı tercih edemez. Zira kılıfımız doğruya ve güzelliklere meyilli yaratılmıştır. Kalpleri mühürlenenler, Hüseyin’i anlayamaz, idrak edemezler.

İnsan sevdiğiyle haşrolur. Biz Hüseyin’i Galubela’dan sevdik. Hamurumuz Kerbela toprağındandır. Gözyaşımız Hüseyin için akmaya hazır ve uzuvlarımız Hüseyin’e fedadır. Davası yaşanacak ve kıyamete dek yaşatılacaktır.

Yezidin mükâfatlarını Hüseyin’in pak kanına tercih edenler, nasıl ataları gibi cehennemi boyladılarsa, günümüz yezit ve Muaviye’lerine teslim olanlar da, korkarım ki onlarla haşrolacaktır.

İlahi kanın sahibi olan Allah elbette ki Hüseyin’in intikamını, onu katledenlerden ve onun katillerini taklit etmeye çalışanlardan alacak ve batıl yok olmaya devam edecektir.

Hüseyin’in sedası bize nasıl ulaştıysa bizden sonrakilere de aynı şekilde ulaşacak ve bu dava Müslümanların üstün gayretleri tarafından dünya var oldukça yaşayacaktır…

Ahmet Türk

30.09.2017

Düzenleme : 30 Eylül 2017 22:14 Okunma : 6324