Tek Dişi Kalmış Canavar | Ereğli Haberleri - Haberiniz Olsun

Tek Dişi Kalmış Canavar | Ereğli Haberleri - Haberiniz Olsun

24 Kasım 2017 Cuma
Tek Dişi Kalmış Canavar

12 Mart İstiklal Marşı’nın Kabulü ve Akif’i Anma haftasını geride bırakırken Türkiye Cumhuriyeti’nin önsözü, yedi düvele ben yıkılmadım hala dimdik ayaktayım dediği 18 Mart Çanakkale Zaferi ve Şehitleri Anma haftasına giriyoruz.

Akif’i anmak yerine daha çok anladığımız zaman biz asımın nesli oluruz. Asımın nesli, İstiklal Marşı’nı satmayan; o mürekkep kokulu yüreğin rengini, vatan diye akan gözyaşından aldığı gönül adamının nesli. Kuşçu Başı Eşref’ten aldığı müjdeye namaz kılarak şükreden ve son secdede gözyaşlarına hâkim olamayıp sevinç, kum, gözyaşı armonisini resmeden o büyük adamın, kum kadar bol, gözyaşı kadar masum şeref davası dediği istiklal davasını kendine yol edinen nesil.

Vatan için toprağa düşmüş askeri, kanı tevhidi kurtardı diyerek Bedr’in arslanlarına benzeten, ona makber telaşına düşerek göğü kubbe yapan, mehtabı türbedar getirerek fecre kadar bekleten, güneşi yarasına tüllendirip Kâbe’yi başına diktiği halde yine de hatırasına bir şey yapabildiğini düşünmeyen, onu, ancak Peygamberimizin aguşuna layık gören o Elif ruhun aşka, sevgiye sığmayan gök deniz davası olan istiklal şairini anmayı bırakıp anladığımız zaman biz gerçekten biz olacağız.

Hani Efendimiz (sav) o karanlık mağarada, cellâdının kapıda olduğu mağarada Ebu Bekir’e “KORKMA, Allah(cc) bizimle…” demişti ya Akif’in KORKMA’sı Resulullah (sav)’ın KORKMA’sıdır işte. Korku nedir bilmeyen Türk Milleti’ne Resulullah’ın müjdesini veriyordu.

Yine İstiklal’inde “Ulusun, Korkma! Nasıl böyle bir imanı boğar” diyordu Akif, hemen ardından “Medeniyet! dediğin tek dişi kalmış canavar” diyor.

Acaba Akif ne demek istiyordu yüz yıl önceden yazdığı İstiklal’imizin sancağı olan marşımızda?

Biraz düşünelim mi? Çünkü Âlemlerin Rabbi Kuran’ında “Düşünmez misin?” “Akletmez misin?” diye defalarca söylemektedir.

Düşünelim ve aklımızı kullanalım o zaman…

Tek dişi kalmış CANAVAR olan” Medeniyet” denilen o Avrupa, Batı yani yedi düvel hani tuvaleti bile bizim öğrettiğimiz batı…

Canavarlaşmış bir şekilde o “medeniyet” yüz binlerce ana kuzusunu şahadete kavuşturdu.

O Çanakkale denilen beldede on beşlikler çıkmamış bıyıklardaki buzu, vatan aşkıyla yanan yüreklerin gözü kara alevinden eritiyordu. Örtüsünü cephanelere kamufle ettiğimiz bebelere “Gazanfer” diyorduk yüreğimizdeki zafer imanıyla. Çünkü Allah müjdesini veriyordu. “Üzülmeyin eğer inanmışsanız iman etmişseniz galip olacak olan sizlersiniz.” diyordu Al-i İmran 139. ayette. Parolayı almış ana kuzuları gözünü kırpmadan şahadete koşuyordu. 

Düşmanın gözü dönmüştü bir kere “CANAVAR”laşmıştı. “Top tüfekten daha sık gülle yağan mermiler,” yağmur gibi yağıyordu kınalı kuzuların üstüne medeniyetin mermileri… Ama o ne büyük bir ordu ki gülerek gidiyordu cepheye Rabbine kavuşma vatanı kurtarma inancıyla. Bundandır ki “Kahraman orduyu seyret ki bu tehdide güler.” demişti Koca Akif.

Akif… Akif… Akif…

Sahi kimdi bunları yazan Akif?..

Akif “Bayrak”tı…

Akif “Vatan”dı…

Akif “İman”dı…

Akif “İstiklal”di.

Akif “Sen”di… “Ben”di… Yani “BİZ”di…

Okunma : 18687