Yavaş Şehirler ve Ereğli | Ereğli Haberleri - Haberiniz Olsun

Yavaş Şehirler ve Ereğli | Ereğli Haberleri - Haberiniz Olsun

29 Temmuz 2017 Cumartesi
Yavaş Şehirler ve Ereğli

1990’larda İtalya’da, Roma’da ünlü İspanyol Basamakları Meydanı’nda bir fast food dükkânı açılmasına duyulan tepkiler sonucu gelişen “yavaş şehir” hareketi kısa sürede İtalya genelinde binlerin katıldığı sivil toplum hareketi haline dönüştür.

Bu hareket  Avrupa’da şehirlerin statüsünü belirlemede yeni kriterlerin geliştirilmesine katkıda bulunmaktadır. Yemek kavramının karın doyurmakla sınırlı olmadığını, yemek yemenin tohum aşamasından sunumuna kadar iyi, temiz ve adil olması gerektiğini savunan Slow Food Hareketi. Hareketi 1999’da üç kent tarafından kurulan Cittaslow Birliği dönüştü ‘yavaş’ felsefesine ve kendi özelliklerine sahip çıkan kentlerin bir araya geldiği bir birlik haline geldi.

Cittaslow yönetimi birliğin yavaş kimliğinin bozulmaması için yeni üyelerin gerçekleştirmesi gereken 59 adet kriter belirliyor. Cittaslow kavramı, küreselleşmenin getirdiği sıradanlaştırmaya karşı gelen kentlerin kendi değerlerine sahip çıkarak kalkınmasını öngörüyor. Kentlerin yerel yemeklerine, esnafına, kendi gelenek, görenek ve tarihine sahip çıkmasını ve onları koruyarak dünya üzerinde diğer yüzlerce kentten farklı bir noktada bulunmasını, kalkınmasını ön plana çıkarıyor. Cittaslow, sadece kentin tarihsel zenginliklerine sahip çıkmayı değil, bilim ve teknolojiyi kent kalkınmasında en yaygın şekilde kullanmayı, yönetime katılımı en geniş ve demokratik formlarda gerçekleştirmeyi, bütün bunları gerçekleştirirken, doğayı ve çevreyi korumayı gerektiriyor.

Türkiye de ilk olarak bu statüye İzmir Seferihisar’ın kabul edildiğini biliyoruz, Seferihisar da yerel idarenin himayesinde organik ürünler ve ev tipi ürün imalatlarının artması yönünde çalışmalar başlatılmış ve sonuçta istenen olmuş bölgede turizmde canlanma meydana gelmiştir.

Adapazarı Taraklı, Çanakkale Gökçeada, Aydın Yenipazar, ilceleri Cittaslow birliğince Yavaş Şehirler kapsamına daha yeni yeni kabul edildiler, Ereğlimiz doğal güzellikleri organik ürün üretim imkânlarının genişliği ve rakipsizliği ile bu statüden istifade edebilecek ve turizmini bu yönde geliştirebilecek imkânlara sahiptir.

Yerel halkın kültür düzeyi, alt ve üst yapı yeterlilikleri ekonomik çevre, doğal çevre ve sosyal çevre durum kriterleri ile değerlendirme yapılacak olursa bölge eko turizm doğa turizmi acısından önem kazanmaktadır.

Ereğli ve yöresi doğal imajı acısından tanınan, bilinen bir bölgedir, bu bilinmişliği teşvik eden imaj (reklamlarla) geliştirebilmek imkânı mevcuttur.

Turizm ilgili destinasyonlarda turistin bilgilenme düzeyi sunulan hizmet ve olanakların gelişip gelişmemiş olması turizm bölgesindeki tatil deneyim sıklığı vb faktörler bölgenin tercih edilmesinde önem kazanmaktadır. Kentimizde antik dönem sit alanları ve çok sayıda höyükler bulunmaktadır, Bu alanların arkeologlarca kazı programına alınması pek çok cağ ve yerleşim yeri eserlerinin gün yüzüne çıkmasına, yeni çatal höyüklerin bulunmasına vesile olacaktır Osmanlı ve Selçuklu dönemine ait diğer bölgelerle kıyaslandığında daha az sayıda eser bölgemizde bulunmaktadır. Bunların ihya edilmesi önem taşımaktadır.

Bölgede turizmin geliştirilmesi hususunda Avrupa’nın ve Türkiye’nin önemli duayenlerinden olan hemsehrimiz Vural Öger Bey’den yardım ve destek alınabilir. Şehir merkezi ve çeşitli mahallelerde  eski dönem yapılan ve ayakta kalabilen taş ve kargir binalar, Selçuklu ve Osmanlı dönemi çok sayıda  harap durumdaki vakıf eseri ve sokakların, tarihi evlerin kültür envanteri kapsamında  incelenmesi envanteri çıkarılması ile  restorasyon imkanı olabilecekler turizme yönelik olarak  yeniden ihya edilmelidir.

Ereğli’nin 1980’lerde çok kolay kazanabileceği yavaş şehirler statüsü bugün için yapılması gereken işlerin fazlalığı ve büyüklüğü sebepleriyle kolay görünmemektedir. Tarihi evlerin restorasyonu anlamında bölge de ilk ve tek uygulama olan Özkoç Otel restorasyonu önemlidir. Kent merkezinde kesif şekildeki büyükbaş hayvan besiciliğinin, besi ağıllarının turizme yönelik merkez mahallelerden çıkartılması zorunlu olup koku hijyen ve görüntü ve azot kirliliği nedenleriyle hayvancılık organize sahalarının kurulması ve taşınmanın özendirilmesi sağlanmalıdır.

Asırlardır bu kentte İvriz’den kent merkezine kent merkezinden de Akgöl’e cazibe ile akan akarlarımızın, derelerimizin İvriz baraj projesi ile kent merkezine uğramaması, İvriz Baraj Gölü’nün kıyılarında iyileştirme çalışmaları ile yapılabilecek alanların turizme ve yüzücülere açılmaması, İvriz Baraj Gölü’nde su kayağı sporuna yönelik etkinliklere başlanamaması turizm acısından da önemli bir imkânların kaybedilmesi anlamına gelmektedir.

Şehir arkların ve derelerin coşkulu aktığı çok sayıda kent çevresindeki bahçeleri suladığı yeşil Ereğli’yi kent merkezinin yazın serin kışın ılık olan iklimini o eski dönemleri ve o günleri özlemektedir. Bu konu ile alakalı şehri 4 koldan geçmiş olan arklardan birinin en azından tekrar kullanıma alınarak kent içinde yeniden su akmasının teminine çalışılmalıdır.

Bu tarz projelerin Mevka, Orman Bakanlığı, AB Bakanlığı proje ofisleri gibi kuruluşlarca da desteklenme imkânı da bulunmaktadır. Şehrin yukarıda zikrettiğimiz sakin şehir kriterleri acısından trafiğin azaltılması, yerel yemeklerin sunulduğu restoranların sayısının artırılması, yenilenebilir enerji kullanımı gürültü kirliliği ve ışık kirliliğinin azaltılması, el sanatlarının korunması geliştirilmesi, eski eserlerin ve sokakların restorasyonu hususlarında kent meclisinin, sivil toplum örgütlerinin, iş dünyasının ivedilikle kararlar alması, planlamaların yapılması ve öncü kuruluşların bir an önce bu işe start vermeleri gerekmektedir.

Bölgede turizm yatırımlarının geliştirilmesi ve çeşitlendirilebilmesi için bugün itibariyle uygun şartlar oluşmuş durumdadır. Bölge coğrafi yakınlıkları dolayısıyla Kapadokya turizmi ve Antalya turizm bölgelerine eklemlenebilir durumdadır. Konya Valiliği ve Mevlana Kalkınma Ajansınca Konya ve Karaman illeri için yapılan turizmi geliştirilebilecek bölgeler çalışması ve projesi kapsamı içinde bölge uzmanlarınca detaylıca incelenmelidir.

Bu hususta Ereğli ve Karapınar’la ilgili turizm potansiyelinin yeterince araştırılmadığı kanaati oluşmuştur.  Ereğli’deki sivil toplum örgütlerinin ve kurumların Konya da sesini tam duyuramaması gerçeği pek çok olayda olduğu gibi bir kez daha karşımıza çıkmaktadır.

Ereğli’deki yerel tarih araştırmacılarımızın ve ilgililerin Ereğli ile ilgili tarih ve turistik değerlerimizi Konya kamuoyuna ve tüm Türkiye’ye tanıtma sorumluluklarını da burada ifade etmiş olalım. Bölgemizde Kısa zaman öncesine kadar 200 yatak seviyesinde olan konaklama tesisi 600 yatak seviyesine ulaşmıştır. Bu önemli bir gelişmedir ancak yeterli değildir. Entegre turizm projesi kapsamında tarih turizmi açısından İvriz bölgesi, Meke Tuzlası, Karapınar yer altı şehirleri ve antik dağ kaleleri, Karacadağ yanardağ ve lav tepelerinin değerlendirilmesi, gezi doğa turizmi kapsamında Hasan Dağı zirve güzergahı, Toroslar ve Karapınar yaylalarının turizme kazandırılması, Ereğli-Mersin güzergahı yürüyüş, traking ile İvriz baraj gölünde geliştirilebilecek olan su kayağı etkinlikleri, Akgöl’de kuş gözlemevi sayesinde kuş turizmi, at çiftlikleri etkinlikleri, Karapınar kırsalında obruk oluşumlarının değerlendirilmesi ve eko turizm kapsamında organik tarım ve hayvancılık köylerinin oluşturulması lazımdır.

Bölgedeki mevcut birkaç köyün proje ile bu amaca hizmet edecek şekilde yeniden yapılandırılması yanı sıra Yöresel ürünlerin tanıtımı, üretilmesi, geliştirilmesi konularında köy kooperatifleri geliştirilebilmesi de gerekmektedir. Bugün Marmara, Ege, Akdeniz bölgelerinde yöresel ürünler daha çok köy kooperatifleri marifetiyle tüketici ile buluşmaktadır. Obruk peyniri dediğimiz tulum peyniri koyun yoğurdu pekmez, sucuk ve cevizli bandırma, kiraz reçeli, turşu imalatı, aromatik ve tıbbi bitkilerin üretimi ancak köylerimizin bu tarz organizasyonun içinde olmaları ile başarılabilir.

Meyve ve sebze üretiminde organik ürün standartlarına göre anlaşmalı firmalarla üretim sistemlerine geçilmesi ile ve kurutulmuş sebze talebinin artması dolayısı ile kurutma tesislerinin bölgeye kazandırılması da istihdam acısından önem arz etmektedir. Sağlık turizmi acısından da Akhüyük termal alanının değerlendirilmesi ancak sahadaki kaplıca suyunun yeterli debide ve istenilen sıcaklığın bulunması ile gerekli rezervin bulunduğunun ispatlanması ile mümkün olabilir, Buda 1 yıllık teknik çalışma gerektirmektedir. Sonuçlar olumlu olursa, hızlıca yeni imkânlar, kaplıca ve seracılık gündeme gelebilir. Çiftehan, İsmil örneklerinde olduğu gibi, Akhüyük termal ve kaplıca alanlarının konaklama acısından da değerlendirilmesi bu aşamada sonra kritik öneme sahip olacaktır.  Turizm organizasyonları ile tur operatörlerinin faaliyetleri içerisinde özellikle Kapadokya ve Konya turlarında konaklama ve destinasyon acısından Ereğli’nin eklenebilmesi için yıldızlı otel sayısının ve konaklama imkanlarının artırılması da zaruridir.

Özetle;

Ereğli ve yöresinde kültür ve turizm alanında mevcut durum ve yapılması gerekenleri şu şekildedir.

• Tanıtım eksikliği

• Turizm bilinci eksikliği

• Kentin yerel değerlerinden yeterince faydalanılamaması

• Tesis eksikliği

• Tarihî varlıkların bakımsızlığı

Sağlıcakla kalın

Hatice Özyıldız

Kastamonu Üniversitesi

Hukuk Müşaviri

Okunma : 2719