Ereğli Haberleri

Ereğli Haberleri

26 Eylül 2020 Cumartesi
Yeni nesil akıllı gübre ile veriminizi artırın
YENİ NESİL AKILLI GÜBRELER GELİYOR! GÜBRE PAZARI TEMELDEN YAPILANACAK.
Kategori : Araç İlanları
06 Eylül 2020 00:16
 
Yeni nesil akıllı gübre ile veriminizi artırın

YENİ NESİL AKILLI GÜBRELER GELİYOR! GÜBRE PAZARI TEMELDEN YAPILANACAK.

ORTACA / MUĞLA: Kimyasal gübre ve bitkileri koruyucu ve geliştirici olduğu ileri sürülen sözde ilaçlar, yani zehirler yarım yüzyılda açlığın ortadan kalkacağını hayal edenleri yolda bıraktı. Artık tüketici bu gübreler ve zehirler yüzünden hastanelik.

Hasta sıfatı yakın geçmişte şehir hastanelerinin de kurulması ile müşteri biçiminde yeniden düzenlendi. Sanırım Hastaya müşteri diyen ikinci bir ülke daha yoktur.

Tabi milyonlarca insanın elinde bir torba ilaçla dolaşması küresel ilaç üreticilerinin ellerini ovuşturmasına neden oluyor. Çünkü ortada devasa bir ilaç pazarı var.

Bu kapsamda halk kendi kaderini kendi tayin etmek ve hastalıklardan kurtulmak için gıda zincirini temelden ele alması gerektiğinin farkında. Son yıllarda doğal Organik kavramı yaşamımızın her alanında seslendirilmeye başlandı.

 

Artık savaş yapay ve doğal arasında.

Gidiş gösteriyor ki doğal organik, yapay organiği yenecek.

Henüz emekleme aşamasındaki Doğal Organik ürünler, gübreden tohuma, tohumdan meyveye, yeni bir iş zinciri yarattı. Sürecin ilk halkası toprağın zehirlerden arındırılmasını ve doğal organik gübreler ile yeniden yapılandırılmasını öngörüyor.

Bu konuda Türkiye Solucan Gübresi Üreticileri Derneği TOSGEB, 4 bin dolayında üreticiyi yasal zemine çekmek ve çağdaş ve teknoloji kullanan tesislerde sürdürülebilir doğal gübre üretmeye teşvik ediyor.

2007 yılında kurulan Dernek ilk 1,5 yıl içinde, 18 çalıştay gerçekleştirdi. Üreticiler, bilimciler ve kamu yönetiminin gübre işkolunu yapılandırmakla görevli uzmanlar bu sürecin mimarı oldular.

Türkiye dünya çapında solucan gübresini işleyerek gübre biçiminde pazara hazırlayan ilk ülke oldu ve aynı zamanda ilk solucan gübresi üretim hukukunu da oluşturdu. Türkiye’nin solucan gübresini geliştirmesinde ve hukukunun oluşturulmasında hepimize öncü olan Tosgeb Derneği başkanı Antropolog Rasim Aydın’ın çabalarını da anmadan geçemem.

Ürünün standartlarını belirleyip, TÜİK tanımlamalarını yapılmasını sağlayan ardından 20.15.01 NACE kodu ve yine 31.01.00.00.90.00 GTIP kodu tahsis edildi.

Böylelikle solucan gübresi üreticilerine dünya pazarlarının kapısı açıldı.

Türkiye bu hamlesi ile dünya ticaret sitemine eşsiz bir ürün kazandırdı. Peki, aklınıza şöyle bir soru gelebilir: Solucan gübresi Türkiye’den önce başka ülkelerde yok mu idi? Yoktu.

 

Şöyle ki, solucan gübresini %80 nem ile hiçbir işleme tabi tutmadan naylon ambalajlara çamur halinde koyup satışa sunuyorlardı. %80 nemli bu ürün tarımsal üretimde çamur biçiminde olduğu için makine ve aletlerle saçılımı yapılamıyordu.

Türkiye ise ürünü %30 nemli olarak ambalajlayarak tarım makinelerinin rahatlıkla tarlaya saçabileceği bir kuruluğa ulaştırdı. Böylelikle çeşitli yöntemlerle suyla seyreltilmiş serum kıvamında sıvı gübre elde edildiği gibi bazı besin elementleri ile desteklenerek geliştirilmiş Organomineral ve organik ürünlerde gelişti.

Bu da ürününe olan talebi artırdı.

Çünkü solucan gübresini diğer tüm gübrelerden ayıran özellik şu, gübrede hem mikro-organizma, hem enzim, hem bitki besin maddesi bileşik halde.

Eğer solucan gübresi kullanıyorsanız, bitkinin gelişim sürecinde zehir kullanmanıza da gerek yok. Çünkü bitkinin bağışıklık sistemi güçlendiğinden artık hastalıkların bitkiye bulaşması ve yayılımı büyük ölçüde engelleniyor. Sıra dışı küçük sorunlar ise bazı biyolojik kaynaklı ürünlerle çözümleniyor. Yani artık zehir kullanmaya gerek yok.

Şunu kabil etmeliyiz ki, Türkiye Isıl işlem görmüş sığır gübresi ile beslenen solucanın çıkardığı dışkı gübre olarak tanımladı. ‘Katı Solucan Gübresi’ adını vererek dünyaya bu konuda gerçekten öncü oldu. 

Uluslararası alanda her ülke ürünü farklı tanımlasa da genel olarak İngilizce adı olan ve ‘solucan dışkısı’ anlamındaki VERMICOMPOST adı kullanılıyor. Buradaki dışkı ifadesi ülkemizde halkımızın algıladığı gibi sadece gübre içermiyor. Dışkı solucanın ölmüş hali ile kendi fosilini de içeriyor.

Türkiye ise ürünü geliştirerek Solucan gübresi üretmeyi başardı.

Yani İngilizce söylersek ‘Vermicompost Fertilizer’ Bu gelişme ile ülkemiz uluslararası literatüre yeni bir gübre kazandırdı.

Türkiye bununla da sınırlı kalmadı. Kısa sürede Solucan gübresini elde etme süreçlerini kolaylaştırmak için teknoloji geliştirmeyi de başardı. Böylelikle solucan gübresi teknolojilerinde de öne geçti. Bu konuda Tekirdağ’da Riverm Teknoloji şirketi tarafından üretilen RHS-X serisi yataklar son 4 yılda 7 ayrı sürüm yaptı.

Yarı otomotik çalışan yataklarla gübrenin elde edilmesi ve işlenmesi kolaylaşıyor ve hız kazanıyor. 4 yılda 7 sürüm, bu gerçekten muazzam bir hız ve küçük üreticilerin teknoloji geliştirebileceğine iyi bir örnek.

Bugün Riverm’in RHS-X7 serisi yatakları Kolombiya’ya kadar satılıyor. Yani Türkiye bir anlamda solucan gübresi üretim teknolojilerinde de sessiz biçimde ilerliyor.

Öte yandan tarlacılara ve bahçecilere ülkemizin her sathında solucan gübresi gübre sunmaya çalışan küçük çaplı amatör üreticilerin varlığı ise bir gerçeklik. Öte yandan doğal organik gübreyi henüz tanımadığı için risk almak istemeyen bir tarlacı kesimi de var.

Bu yüzden solucan gübresi üreticileri ürünlerinin önünün açılması için sadece Türkiye pazarına değil, yurt dışı pazarına da istekli bakıyorlar.

Bu kapsamda Tosgeb Derneği organik solucan gübresi ile tarlacıları ve bahçecileri buluşturmak üzere ‘Organik Gübreci’, dükkânlarının ilk pilot uygulamasını Muğla ilimize bağlı Ortaca ilçesinde başlattı. Tosgeb’in amacı kimyasala karşı bir direnç geliştirmek.

Bu yüzden organik solucan gübresinin kimyasal gübre dükkanlarında satılmasına sıcak bakmıyor. Bu süreç iyi yönetilemez ise organik solucan gübresinin kimyasal baskı karşısında yok olacağını düşünüyor. Bu yüzden ürünü kimyasaldan ayıracak ve farkındalık yaratacak bir market oluşturmak.

ABD’nin dünyaca ünlü Evrensel Bilim Okulu Yale’de kimya, biyokimya ve moleküler biyofizik doktoru Profesör Oktay Sinanoğlu, küresel şirketlerin Türk tarımını ele geçirmesini şu sözlerle ifade ediyor.

 

“Önce bize melez tohumu sattılar. Bu tohum böcekleri çekti. Böceklerden kurtulmak istediğimizde, ilacı sattılar. İlaç kullanımında doz kaçınca kalıntı oluştu. Kalıntıyı yok etmek için aşıyı sattılar. Sağlığımız gidince hastane ve ekipman sattılar, teşhis koyup ilaç sattılar.

Bunların arkasındaki şirket hep aynı şirket.

Anadolu bereketli topraklar. Anadolu’yu sadece bugünkü sınırlar olarak düşünmeyiniz. Suriye ve Irak’ı kapsayan Mezopotamya topraklarının Hazar’a kadar uzanan bölümü de dahil Egeye kadar geçmişin ezeli yaşam alanı. Buzul çağına girildiğinde dünya da yeşil kalacak olan tek yer yine burası olacak. Yani dünyanın gelecekteki sığınağı yine burasıdır. Bu yüzden baskıların ve kurnaz tilki oyunlarını her geçen gün arttığını göreceğiz. Burayı koruyabilmek yeni neslin uyanık olmasına bağlı.

ABD, dünya tarımının iplerini elinde tutabilmek için 50 yıldır her yolu denedi ve Türkiye gibi ülkelerin teslimiyetçi tarım politikaları sayesinde sonunda amacına ulaştı.

Amerika Birleşik Devletleri’nin Marshall Yardımı ile başlattığı “tarımda hakimiyet” hamlesi, toprağı kimyasallarla tanıştıran “Yeşil Devrim” le devam etti. Ardından milletin tohumlarını kendi patenti altına almak için “genetiği ile oynanmış kısır tohum” geliştiren ABD, son 50 yıldır yaptığı tüm bu hamleleri, “Dünyada açlığa engel olacağız” sloganıyla başardı.

ABD’nin en önemli sivil nişanı sayılan Kongre Altın Madalyası, Yeşil Devrim’in babası kabul edilen Dr. Norman Borlaug’a verildi.

Törende Iowa Kongre Üyesi Tom Latham Dr Borlaug’a “gerçek bir Amerikan kahramanı” derken, ABD Başkanı George W. Bush da ona “Dünyayı doyuran adam” diyerek hitap etti.

Savaş döneminde özellikle silahlar konusunda büyük aşamalar kaydetmiş olan ABD’nin kimya sektörü, savaş sonrasında ülkeyi yönetenlerin yeni hamleleriyle kendisine farklı bir ticaret alanı buldu:

 

Nitrojen bombasını modifiye ederek nitrat gübresine, sinir gazını yeniden düzenleyerek böcek öldürücü ilaçlara dönüştüren dev “ecza” şirketleri, tarım girdilerini bu ve buna benzer ürünlere dönüştürerek, pazarı ele geçirdiler.

1960’lı yıllarda başlayan ve adına “Green Revolution” yani Yeşil Devrim denen ABD hamlesi, dış borcu olan Asyalı, Afrikalı ve Güney Amerikalı ülkelere Dünya Bankası aracılığı ile dayatıldı. 

Borçlu ülkeler, “Bu kimyasal devrim sayesinde tarım üretiminiz bereketli olur. Böylece borcunuzu çok daha kısa zamanda ödeyebilirsiniz” baskısıyla kendi topraklarını yavaş yavaş zehirlemeye zorlanırken, dünya geneline de şu mesaj empoze ediliyordu: “Bütün çabalarımız, gittikçe nüfusu artan dünyanın aç kalmaması içindir” dediler. Ancak öyle olmadı, sadece tüm insanlığın gıda zincirini ele geçirmiş oldular.

İşte bu dev baskı gurupları içinde Türkiye’deki bu çaba büyük önem taşıyor. Ereğli haberleri olarak doğal solucan gübresinin kimyasal ve zehirlere karşı savaşında sorumluluk alan yeni nesil bir tarım teknikeri hemşehrimiz Ayşenur Ünlü ile konuştuk.

Ayşenur Ünlü, Belkaya köyünün, Acaroba Yaylasında, 1997 yılında doğan ve İlk öğrenimini Belkaya İlköğretim okulunda alıp ardından 2016 yılında Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Bilgisayar Programcılığı bölümüne giren ve ön lisans öğrenimini tamamladıktan sonra  2018 yılında Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Ortaca Meslek Yüksek Okulu Bahçe Tarımı bölümüne giren ve Tarım alanındaki uygulamalı öğrenimini Konya Ereğli İlçesindeki Tercih Tarım şirketinde tamamlayıp, devamında ise 2020 yılında Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi, Ortaca Meslek Yüksek Okulu, Bahçe Tarımı Bölümü’n den ‘Tarım Teknikeri’ unvanı ile mezun oldu. O artık organik ürünler için mücadele eden bir savaşçısı.

İlk profesyonel deneyimini çiçek ve aromatik bahçe bitkileri üzerine Bayram Güçlü Şirketinin bitki koruma ve geliştirme bölümünde yapan Ünlü, şimdilerde Tosgeb Derneği’nin girişimi ile Kurulan Organik Gübreci’nin Muğla Ortaca’da kurduğu Organik Gübreci dükkanında Tarım Teknikeri olarak görev yapıyor. Onunla sosyal medyanın mesaj penceresini kullanarak bir söyleşi yaptık. Ona sorduğumuz sorular ve yanıtları aşağıda.

EREĞLİ HABERLERİ: Organik solucan gübresi işine ilginiz nasıl oluştu ve Ortaca Organik Gübreci dükkanında görev alma sürecinizi bizimle paylaşır mısınız?

AYŞENUR ÜNLÜ: Okulda iken bitkisel üretim konusunda ekim, dikim ve bitkinin yetiştirilmesi ile bakımı korunması pazarlanması gibi konularında ders aldığım okulumuzun Öğretim Görevlisi Sevgili Öğretmenim Dr.Nazan Korkmaz ‘ın anlatımları sırasında Solucan gübresi ile tanıştım.

İlerleyen günlerde uygulamalı eğitim sırasında bu teorik bilgilerin uygulamadaki sonuçlarını da yakından gözleyince bu gübrenin ülkemiz tarımı için bir çığır açacağını gördüm. Bu nedenle Solucan gübresinin üretiminden pazarlanmasına kadar her alanda sorumluluk almak üzere zaten hazırdım. Organik Gübreci dükkanında ‘Tarım Teknikeri’ için bir pozisyon açıldığını öğrenince bunu bir fırsat olarak gördüm ve değerlendirdim.

EREĞLİ HABERLERİ: Solucan gübresinin yakın gelecekte pazardaki konumu hakkında ne düşünüyorsun?

AYŞENUR ÜNLÜ: Solucan gübresi eşsiz bir gübre, herkes bilir ki; bitkiler genelde cansız besin elementleri ile beslenirler. Bu yüzden kimyasal gübrelerle yapılanmış bir pazar var. Biz bu pazara yeni nesil akıllı bir gübre ile giriyoruz. Bizim gübremiz partikül boyutunda iyi işlenmiş organik bir madde, solucanlar bu konuda inanılmaz. Solucan olmayan yerde ot bile bitmiyor. Şimdi bir düşünün azot alınıyor ve 167 derecede kumla veya mermer tozu ile kaplanarak tarlacıya katı bazda sunuluyor.

 

Bunun doğal olarak önemli bir bölümü kum veya mermer tozu. Tarlaya kullandığınız da yan etkileri topraktaki organik maddeyi de yok ediyor. Ancak bizim gübremiz öyle mi, içinde enzim var, Mikro organizma var ve bundan başka birde bahsedilen bitki besin elementlerinin tamamı var. Hem de organik temelli olarak. Bu müthiş bir şey. Daha doğrusu bu olağanüstü bir olay. Ülkemiz topraklarının organik madde oranı 0,80 ile %1,5 dolayındadır. Sürdürülebilir tarım için %4 olması gerekir.

Bunu neyle sağlayacağız tabi ki bunu Organik Solucan gübresi ile sağlayacağız. Kaliteli bir solucan gübresi topraktan 5 kat fazla nitrojen,7 kat fazla fosfor, 11 kat fazla potasyum içerir. Bitki büyümesi için ihtiyaç duyulan başlıca minerallere sahiptir. Bunun yerine başka bir ürün yok, bu da bizim pazarda sıra dışı bir konuma yükseltiyor. Solucan gübresi rakipsiz diyoruz, çünkü gübrenin etkileri de gözle görülür seviyede.

Uygulama da üretici lehine 1/3 erken hasat, 1/3 daha fazla ürün, renkte doygunluk, köklenmede yoğun saçaklanma, yapraklanmada hastalıklara karşı doğal direnç oluşuyor. Bu özellikler bizim için büyük avantaj.

EREĞLİ HABERLERİ: Organik Gübreci Dükkanları nasıl yayılacak. Bu kadar gübreyi nereden bulacaksınız?

AYŞENUR ÜNLÜ: ‘Organik Gübreci’nin ardında Türkiye Solucan Gübresi Üreticileri Derneği - TOSGEB ve TOSGEB’e üye 4 bin dolayında üretici var. Bunlar yasal üretici olabilmek için her gün işlerini daha da geliştiriyorlar. Şu sıralarda yurt dışından gelen talep üzerine üreticilerimiz 4 bin ton dolayında bir gübre ihraç etmek için çalışıyorlar.  Ortaca Organik Gübreci dükkanı uzmanlaştıktan sonra bu pilot uygulamayı ülkemiz genelinde yayacağız. Organik Gübreci her tarlada tarlacının yanında olacak.

EREĞLİ HABERLERİ: Peki bu gübre her üründe etkili mi?

AYŞENUR ÜNLÜ: Elbette her üründe etkili. Meyveden sebzeye sebzeden çiçeklere tüm bitkisel üretim için eşsiz. İyi hazırlanmış bir Solucan gübresi asidik değil, baziktir. Bu yüzden hiçbir zararlı etkisi söz konusu değildir. Olaya sadece bitki olarak bakmayınız. Bu gübrenin ana işçiliği toprakta. Toprağı tamamen yeniden yapılandırıyor ve düzenliyor. Bu yüzden biz gübremiz için hem toprak düzenleyici hem gübre diyoruz.

EREĞLİ HABERLERİ: Anlattıklarınıza bakılırsa her şey olağanüstü, peki tarlacı veya bahçeci bu ürüne hangi fiyatla erişecek? Kimyasal gübre ile fiyat kıyaslaması yapar mısınız?

Örneğin kimyasal gübreden şöyle örnek vermek istiyorum, üre, şeker, potasyum, fosfor kalsiyum. Azot ve benzeri besinler ayrı ayrı torbalarda satılıp daha yüksek bir para harcamayı gerektirirken, Biz solucan gübresi ile bu eksiklerin tümünü bir defa da tek bir torbada birleşik olarak sunuyoruz. Buda fiyatları olağanüstü biçimde tüketici lehine düşürüyor. Ayrıca iş gücünü de azaltıyor.

EREĞLİ HABERLERİ: Bize sunduğunuz bilgiler için teşekkür ederiz.

Haber : Özcan Saraç

Okunma : 5567
zafer eğitim
mobilya takımları
Gündem haberleri
Acı olay: Öğretmen canlı dersteyken kızı balkondan düşerek öldü
23 Eylül 2020 Okunma: 21329 Asayiş
Emirgazi ve Tarihi
26 Eylül 2020 Okunma: 15443 Kültür Sanat
Konya Ereğli’nin Okulları
26 Eylül 2020 Okunma: 15181 Eğitim
Son dört günün en çok okunan haberlerini gösterir
Ayın en çok okunan haberleri için tıklayın