Ereğli Haberleri

Ereğli Haberleri

10 Ağustos 2020 Pazartesi
Tarihi ve kültürü ile Arısama (Belkaya)
Konya ili Ereğli ilçesine bağlı, Ereğli’nin kuzey mahallelerindendir.
Kategori : Kültür Sanat
19 Haziran 2020 23:43
 
Tarihi ve kültürü ile Arısama (Belkaya)

Konya ili Ereğli ilçesine bağlı, Ereğli’nin kuzey mahallelerindendir. Ereğli ilçe merkezine uzaklığı 55 km’dir. 

Arısama (Bugünkü adıyla Belkaya), adını, tarihte bir Hitit yerlelkesi olan Aristama’dan alır. Aristama yerleşim yeri ile ilgili olarak bazı kaynaklarda Hitit yerleşkesi, bazı kaynaklarda ise Roma yerleşkesi olarak bahsedilir.

Ancak Aristama isminin kelime kökenine bakıldığında, Aristama’nın bir Hitit yerleşkesi olduğu görülür. (Hitit Sözlüğünde, sunu/sunak anlamında kullanılan “istana” kelimesi, Ardistama kelimesi içerisinde de görülmektedir). Bölgedeki diğer antik kent olan Uda Şehri’nin, Sarpa (Arısama) dağında bulunan fırtına tanrısı için sunu yapmakla görevlendirildiği ve Uda Şehri’nin diğer adının Uru Şehri olarak da bilinmesi gözönüne alındığında, Aristama kelimesini, ‘Uda’nın (Uru) Sunağı’, yani Uristama olarak değerlendirebiliriz.

 

Aristama adına ilk kez, eski çağ tarihçilerinden Batlamyus’un hazırladığı haritalarda rastlanmaktadır. 1900’lü yılların başında bölgede araştırma yapan W. Ramsay, Arısama’yı, ‘Konya bölgesinde, antik adını koruyan tek yerleşim yeri’ olarak nitelendirir.

Hitit dönemi yerleşkesi olan Aristama’nın, Roma döneminde de Hyde (Gölören) antik kentine bağlı bir yer olacağı düşünülmektedir. Hyde (Gölören) kenti ile Aristama arasındaki mesafenin 10 km. olması, Aristama’nın, Hyde’nin aşağısındaki ovalara hakim olmak için karakol olarak kullanıldığı varsayılıyor.

Arısama’nın batı kısmında bulunan ve Arısama Dağı olarak da bilinen dağ,  (Emirgazi stellerinin bulunduğu ören yerlerinin hemen yanındaki dağ) Hitit kayıtlarında Sarpa Dağı olarak geçmektedir.

 

 

Hititler döneminde bölgede yaşayan Hititlerin, Sarpa Dağı’nı (Arısama Dağı) tanrının kendisi gibi görmüşlerdir. Sarpa Dağı’na adaklar ve sunular yapılıyor olması, bu dağın dîni bir öneme sahip olduğunun da en büyük göstergesidir. Dağ çevresinde bulunan ve Roma dönemine ait olduğu belirlenen bazı tabletlerin de dîni içerikli olması, bu dağın, Roma döneminde de kutsallığını koruduğunu gösteriyor. Arısama Dağı’nın üzerindeki kalenin de, Roma Döneminde kullanıldığı bildirilmektedir. Kuzey-güney yönünde 120 metre, doğu batı yönünde ise 90 metre ebatlarında olan kalede,  kale sakinlerinin su ihtiyaçlarını karşılayabilmek için kullandıkları sarnıçlar bugün de gözlenmektedir. Araştırmacıların kale üzerinde yaptıkları incelemede, kalenin yapı işçiliğinin, Roma işçiliği ile aynı olduğu sonucu ortaya çıkmıştır.

Arısama Kalesi’nde yaşayan yerli Roma halkı, Arap akınları nedeni ile can güvenliklerinin tehlikeye girmesinden sonra Karacadağ’a yerleşmiş ve buralarda yaşamaya başlamışlardır.

1097 yılında gerçekleşen Haçlı Savaşı, Arısama’nın da içinde bulunduğu arazide gerçekleşmiştir. Bu savaştan sonra, Karacadağ bölgesinde yoğunlaşan Türk yerleşimlerinden Arısama da nasibini almıştır.

 

Osmanlı Tahrir Defterlerinde, Arısama ve çevresinde (Eğrikuyu mezralarında) tespit edilen Türk Boyları şu şekildedir:

“Buğduz Boyundan Kenelü cemaatine mensup haneler, Yıva Boyu’ndan Oktemur cemaatine mensup haneler, Kıpçak Boyu’ndan Hacıkara cemaatine mensup haneler ve Yılmaz cemaatinden haneler”dir.

Sayılan cemaatlerin, Kırşehir, Sivas ve Aksaray yöresinden gelip yerleştikleri üzerinde durulmaktadır.

Osmanlı Tımar Ruznamçi Defterlerinde ise,  Eğrikuyu, Burunağıl, Kuşözüboğazı ve Çakılkuyusu mezralarında yaşayan halkın vergi gelirlerinin, Konya Sancağı Ereğli Kazasında Ömer’in tımarı olarak toplandığına dair kayıtlar yer almaktadır. 1500’lü yıllarda kayıt edilen tımar gelirlerinde, Eğrikuyu ve çevresindeki mezralardan 2 bin 200 akşe tımar geliri belirlenmiştir.

Derya Karakaya, ‘Eskiil/Karapınar Kazası Vakıf Eserleri’ isimli kitabında, Arısama’da, Osmanlı döneminde vakıf eseri olarak iki tane camii’nin varlığından bahseder. Adı geçen eserde yer alan bilgilere göre, Arısama’da yer alan camiler, Arısama Köyü Camii, diğeri de, Ahmed Efendi Camii’dir. Bugün, bu iki cami de mevcut değildir. (Bugünkü Camii 1910 yılında yapılmıştır. 1910 yılından önce, Arısama Köyü’nde bulunan ve adı geçen iki camii’nin de bugün var olmadığı görülüyor)

Arısama Köyü camii ile ilgili olarak yer alan tek kayıtta, , “Arısama Köyü Camii’ne, yapılan sınavla, Mehmet oğlu Ahmet, 20 Mayıs 1814 tarihinde imam ve hatip olarak atanmıştır.” bilgisi yer almaktadır.

 

 

Arısama Köyü’nde kayıtlı bir diğer cami, Ahmed Efendi  isimli hayırsever tarafından yaptırılan Ahmed Efendi Camii’dir. Ahmed Efendi Camii ile ilgili olarak atama ve görevlendirme kayıtları şu şekildedir:

- “21 Ağustos 1705 yılında Mustafa isimli kişi hatip olarak atanmıştır.

- Mayıs 1750’de, Mustafa isimli görevlinin ölümü üzerine Molla Mehmet isimli kişi hatip olarak atanmıştır.

- 12 Ocak 1774 tarihinde, Molla Mehmet’in ölümü üzerine Yahya isimli kişi imam olarak atanmıştır.

Osmanlı Arşiv Belgelerinde Arısama, Padişah 2. Selim’in inşa ettirdiği camii şerif ve imarete bağlı köyler arasında yer almaktadır.

Osmanlı Arşiv belgelerinde, Arısama halkının bir kısmının, Levendat ve Delilan eşkiyalarının baskısı nedeniyle Yozgat, Kırşehir, Aksaray ve Niğde taraflarına kaçtıklarından bahsedilmektedir. Karapınar ileri gelenleri, 1813 yılında sadrazama yazdıkları dilekçede, Arısama, Kutören ve Emirgazi’den kaçan halkın vergi gelirlerinin, köyde kalan ahaliye paylaştırıldığını ancak ahalinin vergileri ödemede zorluk çekmeleri nedeni ile, kaçan ahalinin yeniden eski yerlerine getirilmesini istemektedirler.  Dilekçeye, Sadrazam Mehmet Emin Rauf Paşa’dan gelen yanıtta ise,  “İskan yerlerini terk eden ahalinin, eski iskan yerlerine zabıta ve güç kullanılarak nakil ettirilmesi için emir, 13-22 Mart 1814tarihinde yayınlanmıştır” denilmektedir.

1830 yılında Karapınar ve köylerinde yaşayan ve askerlik mükellefi olan erkek nüfus bilgilerini içeren defterde, Arısama’da, askerlik mükellefi 272 erkek tespit edilmiştir. Aynı defterin 1833 yılı kayıtlarında ise, Arısama’da askerlik mükellefi erkek nüfus, 67 hanede 257 kişidir.

 

1841 yılı vergilendirilen ürünler listesinde Arısama’dan vergilendirilen ürünler ise şu şekildedir:

“Burçak 29 kile, Çavdar 38 kile, Arpa 461 kile, Çavdarlı Buğday 790 kile, Buğday 640 kile” (kile, 25 kg’lık bir ölçü birimidir. 1 kile 25 kg’dır)

Arısama’da tarihi yapı olarak kayıtlara geçen, camilerden başka bir adet de köy odası vardır. Öztürk’lerin Köy Odası olarak da bilinen Arısama Köy Odası, Belkaya Camii’ni yapan Nğde Fertekli Nafi Usta tarafından yapıldığı söylenmektedir. Belkaya’da bugün kullanılan camii ile aynı dönemde yapıldığı sanılıyor. Köy odası, ahır subasman üzerine taş duvarlı toprak damlıdır. Pencereler dikdörtgen, kapı ise oval kemerlidir. Bir aralık bir odadan meydana gelmektedir. Oda içerisinde bulunan ahşap dolaplar üzerinde bitki bezemeli işlemeleri görülmektedir. Oda üzerindeki kitabe 1923 tarihlidir. 1992 yılında Konya Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu tarafından koruma altına alınmıştır.

Belkaya Camisi

Belkaya’da bugün kullanılan iki camiden biri olan Belkaya Camii, 1914-1926 yılları arasında yapıldığı tahmin ediliyor. Cami inşaatını yapan, Niğde Fertekli Nafi Usta’dır. (Aynı ustanın, Belkaya Köy odasını da yaptığı ve köy odası ile Belkaya Camii’nin aynı dönemlerde yapıldığı bilgisi göz önüne alındığında, Belkaya Camii’nin yapım tarihinin 1923-1926 yılları arasında olduğu sonucu ortaya çıkıyor) Cami, beş bölümlü son cemaat mahalli ve tek kubbeyle örtülü harimden meydana gelmiştir. Kubbeye geçişlerde trompler kullanılmıştır. Cami minaresi, 1987 yılında yapılmıştır.

Okunma : 29585
Foto galeri
zafer eğitim
AYD HABER İÇİ SAĞ
Gündem haberleri
Ereğli Halkapınar yolunda bir anda yollarına çıktı
06 Ağustos 2020 Okunma: 14529 Gündem
Oymalı (Gicen-Gecen) Köyü
09 Ağustos 2020 Okunma: 14425 Kültür Sanat
Belediye 00:15’de anons yaptı: Ereğli’de bir kişi kayıp
06 Ağustos 2020 Okunma: 11314 Asayiş
Son dört günün en çok okunan haberlerini gösterir
Ayın en çok okunan haberleri için tıklayın