Dünden Bugüne Arkası Yarınlar ve Radyo Tiyatroları’nın Kısa Tarihi

Radyo Tiyatrosu edebiyat ve tiyatro sanatından beslenen kendine özgü sanatsal bir anlatı formudur. Radyo tiyatrosu, televizyonun yaygınlaşmadığı dönemlerde, candan bir dost olmuştur görme engellilere

Yatılı okullarda okumuşsanız, her dakika evinizdeymişsiniz gibi televizyon izleme şansınız olmamışsa, mutlaka bir pilli radyo temin ederdiniz kendinize.

Sadece görme engelliler mi? Radyoların kendine özgü dinleyicileri vardır.

Babam evimize FM dalgası olmayan bir radyo almıştı. Annemle türküler dinler, TRT’nin çocuk programlarını asla kaçırmazdım. Arkası yarınlarla çocuk bahçeleriyle o dönemlerde tanışmıştım.

Bende büyük merak uyandıran acaba bir sonraki gün ne olacak sorusunu yönelttiren arkası yarınlar eğlence kaynağımız olmuştu. Körler okuluna başladığımız zamanlarda, toplu halde radyo tiyatrolarını dinler, TRT’nin, saat 09.40’taki Arkası Yarınlarını iple çekerdik. Akşam çocuk bahçesi saatini sıkı takip ederdik. gece yat ziline uymaz, gözümüzden uyku akana kadar, TGRT FM’in Arkası Yarın kuşaklarını sabırsızlıkla beklerdik.

Bu programların kültürel anlamda bize kattıkları tartışılmazdı. Görme engellilerin sesli veya elektronik kitaplara erişemediği dönemlerde, klasik eserlerin radyo oyunlarına dönüştürülmesi, ufkumuzu genişletirdi.

O güzel seslendirmeleriyle Erol Güldiken’i, Deli Balta serilerine hayat veren Ragıp Karadayı’nın sesini hafızamıza kazımış onlarla dostluk bağı kurmuştuk.

Bant tiyatroları satın alır, millî ve dinî anlamda bilgilerimizi tazelerdik. Şeyh Şamil ile Ruslarla savaşır, Hazreti Rabia’nın gönlünü incitenlere nefret duyar, Aziz Mahmut Hüdai Hazretleri ile bursa sokaklarını dolaşırdık.

Dünyada ve ülkemizde radyo tiyatrolarının tarihini merak etmiş bir araştırma içine girmiştim. Bu araştırmamızı sizlerle de paylaşmak istiyorum.

Radyo tiyatrosunun doğum yeri tartışmalıdır. BBC ile Amerikan radyoları “ilk olma” yarışını birbirlerine bırakmamakta kararlıdır. Ancak kaydı bulunan ilk radyo tiyatrosu ne İngiltere’de ne Amerika’da, ilk kez Almanya’da, Berlin Radyosu tarafından “mikrofona konmuştur”. Bu eser Schiller’in “Haydutlar”ıydı. Daha önce ünlü ve başarılı tiyatro oyunlarının sahneye mikrofona konarak taş plaklara kaydedildiği ve radyoda dinleyiciye sunulduğu biliniyor. Ancak böylesi ürünler radyo tiyatrosu olarak değerlendirilmiyor. Radyo tiyatrosu, bir oyun, roman ya öykünün ya da tümüyle radyo tiyatrosu olarak yazılmış özgün bir eserin stüdyoda, ses ve müzik efektleri eşliğinde yeniden üretilmesiyle ortaya çıkan radyo programlarına deniyor. İlk radyo tiyatrosu programının tarihi tartışmalı da olsa, yaygınlaşması İkinci Dünya Savaşı sırasında oldu. Almanya, İngiltere ve Belçika’da, sığınaklarda bombardımanın bitmesini bekleyenler için ilgi çekici programlar tasarlanırken radyo tiyatrosu, müzik programlarının önüne çıktı. O dönemden bu yana da bir radyo klasiği olarak varlığını sürdürmektedir.

TÜRKİYE’DE RADYO TİYATROSU

Türkiye’de radyo tiyatrosu, TRT öncesi dönemlere uzanıyor. Özellikle İstanbul Radyosu 1950’li yıllarda ilk radyo tiyatrosu örneklerini vermeye başladı ve bunu gitgide sistemleştirdi.Baki Süha Ediboğlu, Ekrem ve Cemal Reşit Rey kardeşler ilk mikrofona koyucular olarak ünlendiler. Bedia Muvahhit, Afife Ediboğlu, Hadi Hün, Perihan Tedü, Kemal Tözem, Sami Ayanoğlu, Şaziye Moralı, Vasfi Rıza Zobu, Ercüment Behzat Lav, Behzat Butak, Suavi Tedü ise ilk radyo tiyatrosu oyuncuları olarak arşivlerimizde yer aldı.
Televizyonun olmadığı, radyonun evde izlenebilen tek kitle iletişim aracı olduğu dönemde radyo tiyatrosu gitgide bir geleneğe ve alışkanlığa dönüştü.

Televizyonun Türkiye’de yaygınlaşması ve popüler kültürün topluma egemen olması sonucunda, radyo tiyatrosunun yazılması, üretimi ve dinlenme oranları çok belirgin bir biçimde düştü. 1949’da İstanbul ve Ankara Radyoları’nda 100’ün üzerinde radyo oyunu prodüksiyonu yapılıp yayınlanırken, 2000’li yıllarda İstanbul Radyosu’nda bu sayı 10’un altına düşmüştür.

ARKASI YARIN

Arkası Yarın türü radyo programları, beklenilenin aksine radyoda doğmadı. Güneydoğu Belçika’daki Arden bölgesinde çeşitli vardiyalarda işe gidip gelen kömür işçilerini oyalamak ve eğlendirmek amacıyla banliyö trenlerinde tiyatro aktör ve aktristlerinin canlı olarak seslendirdiği bazı oyunlar, trenin hoparlörlerinden vagonlardaki işçilere dinletiliyordu.
Ancak uzun oyunlar madenci köylerinden yakındaki ocaklara giden işçilerin yolculuk süreleri için uzun olunca oyunları farklı sürelere bölerek bölüm bölüm yayınlamaya başladılar. Bu eğlence kısa süre içinde işçilerin büyük beğenisini kazanınca bunu radyo yoluyla bütün ülkeye yayma fikri doğdu ve ardından da Arkası Yarın bir radyo klasiği olacağı yolculuğuna başladı.

TÜRKİYE’DE ARKASI YARIN

Türkiye’de Arkası Yarın’ların mikrofona taşınması radyo tiyatrosuna göre epey gecikti. 1950’lerde önce çocuklar için arkası yarınlar üretildi. Ancak büyüklerin de bu radyo dizilerini izlemeye başlaması üzerine “büyükler için” arkası yarınlar üretilmeye başladı.
Televizyonun olmadığı dönemlerde Arkası Yarın’lar altın çağını yaşadı. O kadar ki, dinleyicilerin yayın saatinde radyo başında toplandığına bile tanık olundu.
Bir başka özellik de Ankara Radyosu’nun bu alanda öteki radyolara göre (İstanbul ve İzmir)e göre daha ağır basmasıydı. Önceleri beş ve yedi bölümlük diziler olarak düzenlenen Arkası Yarın’lar gitgide 13 hatta 18 bölümlük dizilere döndü.

Yıllar önce arkadaşımdan dinlemiştim: görme engelli iki kardeş, çocukluk devirlerinde köy yerinde sosyal bir hayatları olmuyor. Babası tarafından da ilgi görmüyorlar. Okullarından evlerine tatile geldiklerinde can sıkıntısından günde 14 tane tiyatro dinlediklerini anlatmışlardı. Önce çok şaşırmış, sonra da tiyatroların yalnızlığımıza ortak olduğuna şahitlik etmiştim.

Herkesin bir merakı olur, benimde merakım Radyo tiyatroları ve arkası yarınları bir arşiv haline getirmektir. Elimizde şuanda iki bine yakın eser mevcuttur. İlgilileriyle paylaşıyorum. Bizlere bu eserleri kazandıranlara, dinlememize vesile olanlara, emeği geçenlere teşekkürlerimizi bildiriyoruz.

KAYNAKÇA:

1.   http://arsiv.ntv.com.tr/news/93617.asp

2.   Kaybolan bir radyo formatı, radyo tiyatroları. Özlem Cankaya. Galatasaray üniversitesi

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Selman Devecioğlu - Mesaj Gönder --- Okunma


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Ereğli Haberleri Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Ereğli Haberleri hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Ereğli Haberleri editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Ereğli Haberleri değil haberi geçen ajanstır.



Anket Koronavirüs aşısı için zorunluluk getirilmeli mi?