Dünyanın en büyük yalanı ve en doğru gerçeği

"Bu kulübün gerçek sahibi taraftardır!" Bu söz; yöneticiler tarafından söylendiğinde dünyanın en büyük yalanı, taraftarlar söylediğinde dünyanın en doğru sözüdür.

Başkanlar, yöneticiler, futbolcular birer şahıstır ve hepsi gelip geçicidir. Ama taraftar şahıs değildir, geçici asla değildir. Kulüpte düne dair kimse kalmasa bile bugün taraftar yine aynı yerindedir...

Şimdi gelelim benim asıl karın ağrıma. Ben, yaklaşık 45 senedir futbolun gerek saha içerisinde futbolculuk hizmeti gerek yönetici görevi ve tribünlerin içindeyim. Yaşanan sıkıntıları, zorlukları, cefaları da sefalar da çok iyi bilirim, bir öğrencinin, hafta sonu deplasmana gidebilmek için biriktirdiği bilet ve otobüs parasını... Bir babanın, çocuğunun harçlığından, kendi yediğinden içtiğinden kesip forma alıp kulübe destek olmak için biriktirdiği parayı... Bir işsizin bile sevgilisine hediye alma bahanesiyle sağdan soldan borç isteyip bilet aldığı parayı...

Hepsine şahit oldum ve çoğunu da yaşadım. Ülkemizde futbol bu insanlar için çoğu şeyin üstündedir, Bazıları için inançlarının bile üstünde...

"Din, iman, töre Cim Bom Bom Galatasaray’dır!"

Bazıları için sevgilisinin, hatta kendisinin bile üstünde.

- Aşkım Beşiktaş benden önemli mi?

Tövbe de lan senden benden de önemli…

Aşkım Fenerbahçe mi, ben mi?

Kendine hiç şans tanımıyorsun tabi ki Fenerbahçe!

Ve bunun gibi daha niceleri

Doğrularıyla, yanlışlarıyla herkes sevdiği, âşık olduğu takımına bir şeyler verebilmenin ve kazandırabilmenin derdinde ama maalesef ülkemizde taraftarlar yasaklanıyor, kısıtlanıyor ve

Futboldan soğutuluyor.

Futbolu başlatıyorsun ve seyirci yasağı getiriyorsun ne anlamı kaldı? Örneğin deplasman yasakları... İnsanların futbol izleme haklarının çalınması, sebep ise taraftar olayları! Özrü kabahatinden büyük dedikleri şey bu olsa gerek…

Bu demek oluyor ki: Ben saha içi ve saha dışı güvenliği sağlayabilecek güce sahip değilim. Ben bunu anlıyorum. Aklı fikri olan herkes de bunu böyle anlar. Olması gereken ise saha içi ve saha dışı bütün önlemleri alıp herkesi güvenli bir şekilde gidecekleri yerlere göndermektir.

Devletin görevi budur. İnsanların haklarını çalmak değil. Bu işgüzarlıktır! Garibana futbol izlemenin yasak olduğu bu güzel ülkemde, garibanın en büyük rüyası ne yazık ki futboldur. Bu ülkede babalar çocuklarına kendi adından önce, tuttuğu takımın adını öğretir. Bu ülkede çocuklar arkadaşlarından önce tuttuğu takımın en yıldız futbolcusunu tanır.

Yani diyeceğim odur ki: Özellikle Süper Lig takımlarının, taraftarlarını "Sevdiğini sadece 90 dakika görebilmek için aç, susuz, parasız, kilometrelerce gittiği yollarda taraftarlarına sahip çıkması gereklidir. Otobüslerini temin etmeli ve bilet fiyatlarında ya indirime gidilmeli ya da bir bölümünü kulüp ödemelidir. İnsanların futbol izleme özgürlüğünü kısıtlayan yayın gelirlerinden gelen paralar en azından bu kadar cefayı çekmeye razı olan taraftarlar için kullanılmalıdır…

Ve gelelim bu konuda çok zorluk yaşayan ilçe ve Amatör takımlarının taraftarları gençlerden ve öğrencilerden oluşan bu grupları için deplasman adeta ıstıraptır.

Çoğunluğu deplasman otobüslerinin paralarını kendi ceplerinden… Eğer takım Profesyonel ise bilet paralar da cabası en azından belediyelerin deplasman otobüslerini temin etmeleri katiyen gereklidir.

Futbolda hem deplasman hem de seyirci yasaklarının kalkmasını neden özellikle savunduğumu söyleyeyim. “Passolig diye bir şey var ne işe yaradığını da görmüş oluruz bu PASSOLİG Kart taraftarların sevdikleri ile birlikte güven içinde stadyuma gidebilmelerini ve istedikleri karşılaşmayı her türlü olumsuzluktan uzak huzurla izlemlerini sağlıyor’’

Bu Passolig Kartın kamuoyuna duyurduğu tanıtım açıklaması. Tırnak içine aldığım yerlere dikkat ediniz, madem insanlara "güven içinde ve her türlü olumsuzluktan uzak maç izleme olanağı sunuyorsunuz, deplasmanlar neden yasak? Özelikle derbilerin tadı tuzu taraftarlardır, Deplasman tribünlerinin boş olması, deplasman takımına hep dezavantaj sağlamıştır...

Çünkü ateşleyici bir güç yoktur ve takımlar kimsesiz çocuklar gibidir... Buradan tüm yetkililere sesleniyorum; "Allah aşkına insanları futboldan soğutmayın!" Çünkü futbol bizim için çoğu konuda arabulucu bile olmuştur... Dargınları barıştırmıştır, kaynaşma ortamı sağlamıştır, yeni arkadaşlar vermiştir ve birçok şey.

Futbolda olan yasaklar, kısıtlamalar olmadan da futbol olur, ama taraftar olmadan futbol olmaz. Oluru varsa biz bu işi bırakalım! Ama inanın yok. Tüm rantçılara, menfaatçilere son sözüm: "Futbol candır ama insanları kandırmayın…”

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Bülent Kılınç - Mesaj Gönder --- Okunma


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Ereğli Haberleri Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Ereğli Haberleri hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Ereğli Haberleri editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Ereğli Haberleri değil haberi geçen ajanstır.



Anket Ereğli Belediyesi’nin Akhüyük, Acıkuyu ve Yeniköy’de Termal Su arayışlarını ve harcanan paraları doğru buluyor musunuz?